Muhammed Taha BAYAR, Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada , Kömür alırken öncelikle kömürün dayanıklığına, kalitesine dikkat edilmeli çünkü bunu ısınma amaçlı kullanıyoruz, kalorisinin yüksek olması lazım. Özellikle evlerde his yapmaması lazım, yerli kömürler var ama yerli kömürlerde daha çok taş var, demem o ki daha kömürleşmemiş, kömürleşmeden ürünler çıkarılmış. Bu bağlamda kömürler 1. sınıf Rusya"dan gelen kömürler olmalı torbaların üzerinde öyle yazar, aynı zamanda sobalar için de bizim önerdiğimiz Güney Afrika ve Rusya kömürü olmalı sıkılaştırılmıştır, genelde turuncu torbalarda olur ve genelde onlar tercih ediliyor.Genelde zaten kömürler torbaların içindedir ve genelde ablalarımız annelerimiz evlerin balkonlarında muhafaza ediyorlar, bunda da herhangi bir sakınca yoktur, yine eski sisteme devam edebilirsiniz.Sobaların çeşitleri de önemlidir, şimdi uyuyan soba cinsleri vardır ve normal kovalı soba vardır, örneğin uyuyan sobaya Rus kömürü kullanılmaz, Güney Afrika kömürü olmalıdır. Kömürü yakacağımız zaman da ağabeylerimiz, ablalarımız bilirler kömür altta olur tahtası, çırası üstte olur ama şuna da dikkat etmemiz lazım torba ve poşet gibi benzonil içerikli ürünleri yakmamamız lazım. Kömürleri torba ile atmayalım çünkü his yapar, bacayı tıkar ve yarın ileride bacayı temizlemek için bilirkişi çağırmanız gerekir. Soma kömürü daha çok yerli kömür tabiriyle bunların kalori değeri düşüktür, Bugün dediğimiz gibi uyuyan sobaya göre Güney Afrika kömürü veya Rus kömürü günde bir tane kullanıyorsanız, soma kömürü kullanırken de üç torba kullanırsınız. Kalorisi düşüktür ve karton gibidir hemen yanar biter, önemli olan 1. sınıf olması, Güney Afrika, Rus ve torbanın üzerinde bunun yazılı olmasıdır.Odunları kayı evleri gibi yaparlar ve üzerine toprak döküp kapatırlar, sonra bir yerinde ateş verip yakarlar ve 25 – 30 gün boyunca tedarikçiye bağlı odunu yakarlar ve kömürleşir. Olay hava ile ateşin temasını sağlamama buna biz karbonize diyoruz, bu şekilde mangal kömürü ağaç ve odundan olur.Öncelikle yükleyici firmadan ürünler gemilere yüklenir, gemiden Türkiye"ye genelde İskenderun limanından gelir, İskenderun limanında bu ürün elenir, torbalanır, araçlara yüklenir ve bizim gibi tedarikçilere, bayilere gelir. Bize geldikten sonra biz de fabrikadan aldığımız şekilde tartıp müşterilere veririz.Islak kömür yanar, sonuçta bir taştır ve adı üstünde taş kömürdür, ithal kömürün yaş olup olmamasının bir sakıncası yoktur yanar.Pres mangal kömürleri doğaldır, şöyle ki bizim de doğal üretim bandımız var, örneğin biz pres mangal kömürlerini büyük makinelerde hamur gibi yoğuruyoruz ve ondan sonra makineye koyup çıkarıyoruz, onun içinde ki hammaddesi mangal kömürünün kendi orijinal tozudur, tabi bazı tedarikçiler buna toprak, taş ekliyorlar ve o kömür yanmıyor. Taşlı, topraklı 1 kilo kömürle 1 kilo tavuk pişirilmez, o yüzden kaliteye ve markalara önem vermeliyiz.Genel olarak bugün kalorifer kömüründe taş oranı yüksektir ve daha kömürleşmemiştir, örneğin bir parçasının bir tarafı tam kömürleşmiş diğer tarafı da daha kömürleşmemiş, siyah olabilir ama yaktıktan sonra parçanın yanmayan tarafı yanan tarafı söndürme etkisi var. Parça yanmıyor, yanmayınca insanlar verim alamıyorlar ve ondan sonra ev ısınmıyor, o yüzden her zaman bu gibi şeylerde mangal kömürü, soba kömürü, kalorifer kömürü alırken 10 – 20 lirası fazla olsun kaliteli ürün olsun.Talep çok düştü çünkü fiyatlar çok yüksek, gemi fiyatları çok yüksek. Rusya – Ukrayna krizinden dolayı sıkıntı yaşıyoruz, cumhurbaşkanımızın desteğinden dolayı yine ürünler var ama eskisi gibi değil, savaştan dolayı gemiler korkuyorlar ve yüksek fiyat veriyorlar, ister istemez dew bu ürün tedarikçilere yansıyor, tedarikçi de mecburen bunu halka yansıtması lazım. Bugün Avrupa"nın Türkiye"den birçok soba aldığını duyuyoruz, şuan İskenderun"da ki, İstanbul"da ki, Gebze"de ki kömür fabrikalarının çoğu Avrupa"ya ürün yetiştirmekle bu yüzden cumhurbaşkanımızın doğalgaz müjdesi bugün bir nebze bizi rahatlatıyor. Tabi doğalgazı olmayan insanlar için zor geçecek ama her üründe olduğu gibi soba kömürü de çok pahalı oldu.Şanlıurfa liman bölgesi olmadığı için bugün aynı ürün Mersin"de, İskenderun"da, Adana"daki fiyat Şanlıurfa"ya gelene kadar artış olur. Gelen zamlardan dolayı nalbur fiyatları ekleniyor, yakıt fiyatları ekleniyor, nakliye fiyatları ekleniyor Şanlıurfa"da bildiğim kadarıyla zaten çoğu yerde doğalgaz var, hala da çalışmalara devam ediyorlar ve 2 – 3 yıl sonra Şanlıurfa"da doğalgazın etkisiyle bu iş biter.Kömür de bir doğal taştır, kömürün sağlığa zararı yoktur ama sobayı yakarken torba ile beraber yakmamalıyız. Sobanın içerisinde poşet yakmamalıyız, yaktığımız şeylere dikkat etmeliyiz çünkü his yapar ve ablalarımız bilir sobanın üstündeki kapağın ağzı her zaman az bir şey açık olmalıdır, hem alttan hem de üstten hava almalıdır. Kapağı açınca çok fazla kömür gider kapatayım, o zaman da soba boğulur his yapar ve Allah muhafaza insanı zehirler ve aldığımız ürün çok önemli. Kömür satıyorlar bazı esnaflarımız ucuza da veriyor, farklı fiyatlar da söylüyorlar ama her zaman kalite önemlidir.Bizim mangal kömürü dâhil iş güvenlik uzmanımızdan tutun çevre ve şehircilik, tarım il müdürlüğü onaylı bütün belgelerimiz var, 70 yıllık firmayız ve 1958 yılından bu yana bu işi yapıyoruz, gönül ister ki bütün esnaflar bu belgelere sahip olsunlar. Bizim örneğin yurtdışından Endonezya"dan ithal ettiğimiz nargile kömürümüz var, bunların dahi sağlık bakanlığı, çevre ve şehircilik bakanlığı, tarım il müdürlüğü ve demem o ki hepsi bakanlık onaylıdır. Günümüz şartlarında bu belgeleri çıkaran esnaflar yok, buraya bazı bilinçli vatandaşlarımız kömür almaya geldiklerinde TSE belgemizi, çevre ve şehircilik bakanlığı onaylı olup olmadığımızı, il müdürlüğüne kaydımızı soruyorlar. Bence bütün vatandaşlarımız da bunu sormalılar, çünkü paralarıyla mal alıyorlar ve siz konusu da sağlıkları, bu konuda Şanlıurfa valiliğine ve büyük şehir belediyesi zabıta ekiplerine büyük iş düşüyor, denetimin sık olması lazım. Bugün Şanlıurfa"da bizim gibi firmalar eriyip bitiyor, Batıda büyük balık küçük balığı yer ama bizim Şanlıurfa"da küçük balık büyük balığı yiyor, artık bu bir döngü olmuş çünkü denetim yok, bazı esnafların maliye kayıtları yok, iş güvenlik uzmanları yok, vergi vermiyorlar, SGK ve prim yatırmıyorlar kaşeleri bile yok. Biz 3. kuşağız ve benden sonraki kuşak denetim az olduğu için bu işi yapmaz, bu süreç böyle devam ederse benim ailemden kimse artık bu işi yapmaz, ben bugün SGK yatırıyorum ve işçilerim %100 Türk yabancı işçi çalıştırmıyorum. SGK ve primimi kuruşu kuruşuna ödüyorum devletin bende hakkı varsa başım üstüne vereyim ama devletin de bu noktada denetlemesi lazım, özellikle sayın valimizin bu konuda hassas olduklarını biliyorum ve birkaç defa görüştüğümüzde de söyledik güveniyoruz da, demem o ki denetimlerin sık olması lazım. Bu bütün esnaflar için geçerli olmalı, bazen arkadaşlarımızla görüşüyoruz ve hepsi bu durumdan muzdarib, bizim evraklarımız tam, dünyanın vergisini veriyoruz. Müşterilerde para yok ve şimdi insanlar 1 lira için başka bir yerden alışveriş yapabiliyorlar, haklılar da çünkü hayat pahalı ve o yüzden onlar için 1 lira 1 liradır, devletin bu noktada ciddi anlamda denetlemesi lazım sonuçta mangal kömürü önemli bir şey. İnsanlar kömürde et pişiriyorlar, karınları doyuyor ve midelerine giriyor o yüzden sağlık her şeyin başında geliyor. Denetimler az ve biz bu konudan çok muzdaribiz, bu durumdan bahsetmekten dilimizde tüy bitti ama yine de çok şükür karnımız doyuyor ve kimseye de muhtaç değiliz. dedi.