GÜNDEM

Şanlıurfa Barosu’ndan Adalet Yürüyüşü

Şanlıurfa Barosu, son dönemlerde avukatlara yönelik artan şiddet olaylarına karşı yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, hukuk devleti ilkelerine vurgu yapılarak, savunma hakkına yönelik saldırıların kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Abone Ol

Şanlıurfa Barosu, son dönemlerde avukatlara yönelik artan şiddet olaylarına karşı yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, hukuk devleti ilkelerine vurgu yapılarak, savunma hakkına yönelik saldırıların kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Baro tarafından yapılan açıklamada, “Dün olduğu gibi, bugün ve yarın herkesin avukata ihtiyacı olacaktır. Avukatlar karakol kapılarında, duruşma salonları önünde darp edeceğiniz insanlar değildir. Savunmaya yapılan her saldırıyı reddediyoruz,” denilerek mesleğe yönelik baskı ve şiddet eleştirildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Avukatlar olarak toplumun önüne konan keyfilik darağacını reddediyoruz. Hukuksuzluk, kanunsuzluk zulmünü, işkence ve kötü muameleye göz yumulmasını kabul etmiyoruz. Adalet varmış gibi davranılmasını reddediyoruz. Adalet istiyoruz diye haykırıyoruz.”

Avukatların sadece görevlerini yaptıklarının altı çizilen açıklamada, “Bizler kimsenin lütfunu beklemiyoruz. Hukukun gereği olarak, görevinin dışına çıkan zorbaların gerekli cezayı almasını istiyoruz. Evimiz olan adliyelerde, karakollarda özgür ve can güvenliği endişesi taşımadan işimizi yapmak istiyoruz,” denildi.

Baro, kamu kurumlarına ve yargı organlarına da çağrıda bulundu:

“Kamu kurumlarını, mahkemeleri ve savcılıkları hukuka uygun şekilde görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Avukatlara kapattığınız kapıların ardında adalet çıkmaz. Avukat yoksa hukuk yoktur, avukat yoksa adalet yoktur.”

Açıklamanın sonunda ise, meslek onuruna ve geleceğe vurgu yapıldı:

“Onurlu bir yaşam, adil bir düzen, sağlıklı bir hukuk ve demokrasi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hukuksuzluğu yapanlara ve bunlara göz yumanlara sesleniyoruz: Avukatlar temiz bir geçmiş ve onurlu bir gelecek devrediyor çocuklarına. Peki ya siz? Sabıkalı bir geçmiş ve utanç duyulacak bir yaşam dışında ne devrediyorsunuz yarınlara?”