Demirözü;Bakır ürünlerimizi Gaziantep ve Kahramanmaraş"tan levha halinde getirtiyoruz, yalnız Kahramanmaraş"ta olan levha fabrikası deprem felaketinde enkaz halinde geldi yıkıldı, Gaziantep"te ise sadece bir fabrika var diğeri kapandı.

Şuan elimde bir ayaklı bakır lenger var ve yapma aşamasındayım, bahsettiğim lengere yiyecek olarak pilav, kebap ve meyve koyup yenilebilir, demem o ki çok kullanışlıdır.

Biz belediyelerin kamu kurumlarından ve valilikten destek görmüyoruz, sebebine de gelince bugün bizim gibi sanatkâr insanların ürünlerini cumhurbaşkanına, devlet adamına hediye etmeyip Gazianteplilerin ürünlerini alıp hediye ediyorlar.

 

SİZİ TANIYABİLİRMİYİZ?

 Mehmet Nur Demirözü Şanlıurfa 1956 doğumluyum, 7 yaşımdan beri baba mesleği olan bakırcılık mesleğini yapıyorum, babamın yanında çırak olarak başladım sonra kalfa olarak devam ettim en son usta oldum ve 60 yıldır bu meslekteyim.

BAKIRI NEREDEN NASIL GETİRTİYORSUNUZ?

Bakır ürünlerimizi Gaziantep ve Kahramanmaraş"tan levha halinde getirtiyoruz, yalnız Kahramanmaraş"ta olan levha fabrikası deprem felaketinde enkaz halinde geldi yıkıldı, Gaziantep"te ise sadece bir fabrika var diğeri kapandı demem o ki bakırın hammaddesini bulmakta biraz zorluk çekiyoruz. Şuan sadece Gaziantep üzerinden çalışıyoruz, Kahramanmaraş"ta da halen fabrikalar var fakat biz yetişemiyoruz, onlar örneğin 100 – 200 kilo ve 1 ton halinde satıyorlar o yüzden biz yüklü şekilde alamıyoruz.

BURADA NE TÜR EL ALETLERİ VE MAKİNELER KULLANIYORSUNUZ?

Burada babamdan kalan 60 – 70 yıl önce kullandığımız çekiç, örs, yay gibi ürünler kullanıyoruz ve biz hale eski teknoloji olan aletleri kullanıyoruz.

KULLANIŞLI BİR BAKIR ÜRÜNE ÖRNEK VERİRMİSİNİZ?

Şuan elimde bir ayaklı bakır lenger var ve yapma aşamasındayım, bahsettiğim lengere yiyecek olarak pilav, kebap ve meyve koyup yenilebilir, demem o ki çok kullanışlıdır. Tabi bu ürünlerin satışı biraz ağır gidiyor az satılıyor çünkü ham madde pahalı olduğu için satın alan insan sayısı da az oluyor, bu ürünler yavaşça kaybolmaya yüz tutmuş tam yüz tutacaklar diyebilirim. Biz de hasbelkader baba mesleği olan bu mesleği devam ettiriyoruz işte, yaşımın son demlerini burada geçiriyorum.

SİZCE BAKIRCILIK YETERİNCE TANITILIYOR MU?

Biz belediyelerin kamu kurumlarından ve valilikten destek görmüyoruz, sebebine de gelince bugün bizim gibi sanatkâr insanların ürünlerini cumhurbaşkanına, devlet adamına hediye etmeyip Gazianteplilerin ürünlerini alıp hediye ediyorlar. Bize yetkililerin zararı çok oluyor, demek istediğim bizi desteklemiyorlar, belediyeler, valilik ve diğer kurumlar Şanlıurfa"ya gelen misafirlere bizim yapmış olduğumuz ürünleri hediye etseler en azından sanatkâr olarak mesleği bırakmayız.  Bize destek olmuyorlar biz bunu çok gez dile getirdik 30 yıllık oda başkanlığım süresince dile getirdim ama sonra başkanlığı bıraktım, 2020 yılında başkanlık adayı olmadım ama hep Gaziantep ürünlerini alıp hediye ettiler. Şanlıurfa ürünlerine rağbet etmiyorlar çünkü belirli bir dükkân var isim vermek istemiyorum ve 25 yıldır bütün kamu kurumları o dükkândan alışveriş yapıyorlar.

BAKIRIN HAM HALİNDEN MALZEME OLANA KADAR Kİ SÜRESİNİ ANLATIRMISINIZ?

Şimdi hammadde olarak bakır cevheri bakır fabrikasına gidiyor, belirli işlemlerden sonra levha halinde tabaka olarak bize geliyor, biz de istenilen siparişe göre onu leğen, tava, tepsi, çiğköfte leğeni gibi ürünleri yapıyoruz, tabi hazırlık olarak çoğu zaman sipariş üzerine alıyoruz, kimse bu ürünlere ağırlık vermiyor.

BAKIRIN FAYDALARINDAN BAHSEDERMİSİNİZ?

Bakırın faydası öyle televizyonlardan, internetten gördüğüm kadarıyla çok kez tanıtımı yapılıyor ve bakır insanda ki demir eksikliğini bakırda yapılan yemekle tamamlanıyor. Bugün bir aş kazanında pişen kellenin, bir çelik aş tavasında pişen kazan kebabından daha lezzetli, zaten ikisi çok fark eder örneğin biri 15 dakika da pişer diğeri 5 saate pişer, nasıl ki normal tüpte pişen çay ile kömür çayı bir değilse bu da ona benzer. Bu yıl insanlar bakır çivi alıp fıstık ağaçlarına çakmaya başladılar, çiviyi ağaca çakmalarının sebebi de fıstık ağacının çürümesini önlemektir, zaten alan insanların çoğu da faydasını görmüşler. Romatizması olanlar fayda olsun diye bakır bilezik takıyorlar, bakır romatizmaya karşı vücutta önlem alıyor.

BAKIR ÜRÜNLER ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Şimdi kalite yönünden bakır ürünlerin hepsi ayınıdır, yalnız insanlar işçiliğine dikkat ediyorlar örneğin burada 2 – 3 tane usta kaldı ve baktığınız zaman 3 ustanın da işçiliği bir değil. Bakır ve malzeme olarak aynı ama verilen emek farklıdır, alırken de alan kişinin maddi durumuna bağlı yine baktığımız zaman her ustanın da satış fiyatı bir değil. Örneğin benim yaptığım leğen veya tepsi ile başka bir ustanın yapmış olduğu leğen ve tepsi bir değil, ürünün fiyatını ustanın vermiş olduğu emek belirliyor.  Örneğin alüminyum beyazdır bakır kahverengiye çalar ve kalay olmazsa kullanılmaz alüminyum da madendir ama vücudu zehirliyor.

PEKİ, SİZ DE KALAY YAPIYORMUSUNUZ?

Hayır, biz kalay yapmıyoruz. Zaten Şanlıurfa"da sadece 2 tane kalaycı var ama biz de mecbur kalırsak kendi ürünümüzü kalaylıyoruz, demek istediğim kalaycılık yapmıyorum sadece kendi ürünümü kalaylıyorum.

İNSANLARIN BAKIR ÜRÜNLERE İLGİSİ NASIL?

İnsanların bakır ürünlere rağbeti yok, hem ürünler pahalı hem de insanlar ilgilenmiyorlar ve aslında bakırcılığı bitirenler ev hanımlarıdır çünkü yemeğin 1 saatte pişmesini istiyorlar, çeliği ve alüminyumları tercih ediyorlar, demem o ki bizi ev hanımları bitirdi. Beyler satın almak istiyorlar fakat hanımlar izin vermiyorlar, örneğin biz burada çok karşılaşıyoruz adam gelip buradan aş tavası almak istiyor ama hanımı alma diyor, hanım istemeyince de beyi almıyor, adam bakır tava da yemek yenilmesini istiyor ama hanım istemiyor ve zaten bakırda yemek pişirecek hanım da kalmadı.

BAKIRCILIK SEKTÖRÜ ŞANLIURFA"DA NE DURUMDA?

Bakırcılık Şanlıurfa"da bitmiş durumda ve zaten sürekli Maraş"tan ve Gaziantep"ten ürün getirtiyoruz, bizim de yaptığımız arada sipariş üzerine çalışıyoruz onun dışında zaten burada hepsi hazır durumda. Cadde üzerinde ve burada yapılan tepsiler hariç hepsi dışarıdan geliyor demek istediğim Şanlıurfa"nın ürünü değil sıvama ile torna ile yapılmış ürünler, el emeği ile yapılan bir ürün yok. El emeği ile yapılan bir ürün ucuz bir fiyata satılamaz, örneğin bir cezveyi bugün 100 liraya satıyorlar ama cezvenin yapılışı bir günü aşıyor demem o ki bir gün de yapılan bir cezve 100 liraya satılmaz. Bugün Maraş ve Gaziantep bakırcılığı bitirdiler.

SİZ DE ÇEŞİT OLARAK HANGİ ÜRÜNLER VAR?

Ürün olarak örneğin ben genellikle isteğe göre yapıyorum, tepsi, tava, aş tavası, çiğköfte leğeni, sini gibi ürünleri ben kendim yaparım ben de hazır olan bir malzeme bulamazsınız, hazır getirenler sadece hazır satıp para kazanıyorlar, ben mağaza gibiyim şahsım dışında başka birinin ürününü getirip burada satmam.

ÜRÜNLERİN FİYATLARI HAKKINDA BİLGİ VERİRMİSİNİZ?

Dediğim gibi fiyatı benim ele emeğim belirliyor, örneğin ben bir vazo yapıyorum fakat fiyatı değişik, ben bir sürahiyi 2000 liraya yapıyorum ama başka yerde 1000 lira, torna ile bu mesleği yapsan günde 15 tane yapar ama ben bu sürahiyi 2 – 3 günde yapıyorum. Baktığınız zaman fiyat yarı yarıya düşüyor ama aslında bizim ürünümüz ondan daha kalitelidir, el işi yapılan ürünler başkadır ama kimseye anlatamıyoruz. Burada el emeği ile çalışan 3 tane usta var ama melek bitti artık benim en küçük kardeşim de 65 yaşında o da olsa ne olacak olmasa ne olacak. Ben artık burada zaman öldürüyorum çünkü çalışamaz bir hale geldik, bu iş güç kuvvet işi ama güç kuvvet olmazsa olmaz. Örneğin bir adet Osmanlı hamamının curunu yaptım ama bu curunu yapmak o kadar kolay değil, bir haftadır çekiç vurdum ve şimdi artık bileğim ağrıyor. Bakırcılık dediğim gibi bitti artık bundan sonra da doğrulmaz çünkü belediye kurs açtı buradan kalkıp gittik ama belediye kurslar için yer bulamadı, belediye yer bulmaktan aciz. İŞ-KUR"dan 90 kişi başvuru yaptı elemeler oldu bir usta da hem kalaycılığı hem de bakırcılığı öğretecekti ama belediye yer bulamadı. Örneğin Gaziantep belediyesinin ve valisinin esnafına vermiş olduğu destek ile bizim burada ki yöneticilerin destekler bir değil, burada yüzlerce boş mahalle evleri var, bize bir ev veremediler. Eğer şimdi bize bir ev vermiş olsalardı ben orada çırak da yetiştirirdim, Şanlıurfa bakır ürünlerinin tanıtımını sağlardık, insanları teşvik ederdik hobi olarak gelirlerdi sanatkâr olarak çıkarlardı. Kent konseyine de üye olmama rağmen orada da dile getirdim ama sözümüz geçmedi, artık bundan sonra nasıl olacağını da bilmiyoruz.

EKONOMİ SİZİ NASIL ETKİLEDİ?

Ekonominin bize çok fazla etkisi oldu çünkü hammadde fiyatı çok pahalı olduğu için biz fazla ürün alamıyoruz ve alamadığız için yetişemiyoruz, fabrika sahipleri de az miktarda ürün alanlara satış yapmıyor, hammadde olarak artık temin edemiyoruz. Örneğin 1 ay önce vermiş olduğum bakır siparişi hala daha gelmedi.

MESLEĞİNİZİ İLERLEYEN YILLARDA NEREDE NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

Artık bizden sonra çırak eleman yetişmez ve şuan Şanlıurfa"da sadece 3 tane bakırcı var ve onlar da son ustalar. Örneğin benim kardeşim de bu mesleği yapıyor fakat o sadece bakırdan duvar tepsisi yapabilir.  Öyle benim yaptığım gibi bakırcılık yapamaz, gerçekten bu mesleği yapacak olan da yok, genellikle ustalar Şanlıurfa"da Balıklıgöl, kale gibi ürünler yapıyorlar.

SON OLARAK BURADAN İNSANLARA BAKIRCILIK HAKKINDA NELER SÖYLEMEK SİTERSİNİZ?

Yumurtaya can veren Allah"tır, ben özellikle bayanlara bakır tepside yemek yapmalarını tavsiye ediyorum, eğer bayanlar bu yola teşebbüs ederlerse bakırcılık canlanır, bizim sektörümüz bayanların elinde, yeter ki evlerinde çelik tavada alüminyum da yemek yapmasınlar. Bazılarının sadece yumurta için evinde sadece küçük sahan var onun dışında kelle kazanı, aş kazanı çiğköfte leğeni yok. Eskiden her kızın çeyizinde 6 tane sahan, 2 su tası,  1 hamam leğeni, 1 çiğköfte leğeni vardı ve olmazsa olmazdı ama şimdi hangi kızın çeyizinde bakır ürünler var, demem istediğim bakırcılığı bayanlar bitirdiler. Bayanlara tavsiyem kocalarına desinler bize bakır kazan getir biz onda yemek pişirelim, tabi bu lafı söyleyecek bayan varsa eğer.

BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Ben Teşekkür ederim.

Kaynak: ŞANLIURFA GAZETESİ